Kırgınlıklar Üzerine Konuşalım!
- Gözdem Özdem
- 7 Eki 2023
- 1 dakikada okunur
Biraz bizi kıran şeylerden, biraz da bizim kırıldıklarımızdan bahsedelim.
Aklıma ilk gelenler ile başlıyorum.‘ arkadaşımın söylediği söz beni çok kırdı’, ‘ eşimden bunu hiç beklemezdim’, ‘ bana bunu nasıl yapabilir’ gibi cümleleri çoğaltabiliriz. Sanırım böylesi cümleler hepimiz için tanıdık. Peki bu cümleleri kuran insanlar ne anlatmak istiyorlar. Neyden bahsediyorlar?

Beklenmedik bir durumun varlığından…
Peki beklenen neydi? ya da beklenen şey neden bekleyeni memnun etmedi?
Bu soruya Mevlana’nın şiirinden birkaç dizesi ile yanıt vermek istedim: Çok uzaklardan yürüyen bir adam gibiyim ben, çok uzaklardan geçen bir hayal gibi. Ama yok da sayılamam hani, var olan bir şeyim ben.
Beklenti uzaklardan gelen o adam misali; var olan bir şey ama yok da sayılmaz bir halde… Yok saymayalım elbet. Peki bu kırgınlık neden! Çok beklediğimiz için mi yoksa yok saydığımız için mi! Kişisine ve duruma göre değişkenlik gösterir.
Değişen durumların varlığında bireyde olup biten neydi; bazen durumun değişmediğine kendisini inandırmak bazen tehlike çanları çalması bazen de olduğu gibi devam etmek… Beklenmedik durumlar ile kişinin mücadelesi ilginç ve dirençli bir hal alabilir.

Duran bir durumun varlığında, akmayan bir yolda devam eden bir seyahat gibi ‘kırgınlık’lar, bazen yola devam ederiz bazen yolda kalmak isteriz, bazen yolu değiştirmek isteriz. Söylesenize tüm bu durumların varlığı karşı tarafta da benzer kırgınlıklar yaratmayacak mı! Anlaşılan tek tarafın kırgınlığından bahsetmediğimiz bir gündemi ele almışız. Peki o zaman son soru ile yazımı tamamlıyorum;
Aynı duyguları yaşıyorsak şayet neyi anlamıyor, neden anlaşamıyoruz?!
Sevgi ve Saygılarımla..





