Kaygının Efendisi Kim?
- Gözdem Özdem
- 18 Eki 2023
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 19 Eki 2023
Ben, biraz daha farklı bir bakış açısı ile konuya değinmek istiyorum.
Kaygının Efendisi Kim?
Kaygının Efendisi Kim?: Freud’dan beri bedenin dilden etkilendiğini biliyoruz. Bunun kanıtları olarak histeriyi, konversiyonları özetle psikosomatik hastalıkları gösterebiliriz. Psikanalizin ilk dönemlerinde Freud tedavi olarak hipnozu yani öznenin bedenini ötekinin sözlerine teslim ettiği bir yöntemi kullanıyordu. Bu kısmen etkiliydi çünkü kimse bedeninin mutlak efendisi değildi. Bir süre sonra Freud bu yöntemi ile bir şeylerin tam olarak yolunda gitmediğini fark etti. Kaygı kendisini gösterice yeniden sorgulandı her şey. Çünkü kaygı bireye bedeninin mutlak kontrolünün kendisinde olmadığını gösterdi.
Özne bedenin tüm kontrolüne sahip değilse bu kontrole sahip olmak için elinden geleni yapar. Şimdi size çok tanıdık gelen eylemlerden bahsedeceğim. Örneğin sağlıklı beslenir, yoga yapar, koşar, pilatese gider ve daha niceleri. Yani kontrolün kendisinde olduğunu hissettiren bir gösteren arar. Beden üzerinde kontrol sağlanması ya da sağlanamaması arasındaki ilişkiyi belirleyen şey; söylemdir. Çünkü biri diğeri olmadan olamaz. Bu yüzden de tüm söylemler beden üzerinden işlenir.

Peki beden neden sözlerden etkilenir? Lacan buna Encore Seminerinde cevap verir:
‘’Bu bir sır, bir gizemdir. Bu bilinçdışının sırrıdır” der .
LACAN’ın da dediği gibi bunca sırrı sadece bilinç ile açıklamamız mümkün değildir. Beden konuşur, beden daima konuşur. Peki konuşan beden ne demek? Freud psikanalizi bilinçdışı üzerine temellendirmişti. Lacan Freudcu bilinçdışından yola çıktı. Ve bilinçdışı bir dil gibi yapılanmıştır dedi. Bu basitçe söylemek gerekirse bilinçdışının maddesinin kelimeler olduğu anlamına gelir. Öznenin sözleri dilin içine var olur. Bu yüzden de freudcu bilinçdışı lapsuslar, eksik edimler ve esprilerle oluşan bu dildir. İşte bunların içinde öznenin hakikati ortaya çıkar.
Hakikat diyince akla Foucault gelir. Foucault her zaman için sorununun özne ile hakikat arasındaki ilişki olduğunu söyler. Foucault için kendilik tekniklerinin genel çerçevesini belirleyen ‘O’ sorusu ile yazımı noklatayacağım. Mevcut soru, insanın kendini geliştirmesi, kendi kendisini tepeden tırnağa değiştirmesi ve kendisi üzerine yoğunlaşması anlamına gelir ve kendilik ekseninde öznenin etkin rolünü görmesini sağlar.
Öznenin kendi hakikati ile olan ilişkisinde kılavuz olacak soru şudur:
“İçinde bulunduğumuz bu güncel zamanda biz kimiz?”
Sevgi ve Saygılarımla.





